Seyir Halindeyken Kiralık Araca Arkadan veya Yandan Çarpmaları Durumunda İlk Adımlar
Kiralık bir araçla seyahat ederken, siz tüm trafik kurallarına harfiyen uysanız dahi, arkanızdan gelen dikkatsiz bir sürücünün fren mesafesini ayarlayamayarak size çarpması veya kavşaklarda geçiş üstünlüğü sizdeyken yandan vurması oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Sizin hiçbir kusurunuzun olmadığı bu tarz aktif trafik kazalarında yaşanılan en büyük problem, sürücünün "Araç benim değil, kiralama şirketine ne hesap vereceğim?" paniğiyle anlık şok yaşaması ve yasal prosedürleri atlamasıdır. Kazanın gerçekleştiği o ilk saniyelerde yapmanız gereken en hayati şey, paniğe kapılmadan aracın kontağını kapatmak ve kendi fiziksel sağlığınızı, ardından da araçtaki diğer yolcuların durumunu kontrol etmektir. Herhangi bir yaralanma söz konusu değilse ve sadece maddi hasar oluştuysa, derin bir nefes alıp tamamen prosedürel adımlara odaklanmalısınız.
Karşı tarafın yüzde yüz hatalı olduğu (örneğin arkadan çarpma) kazalarda, sürücülerin düştüğü en büyük hata, trafiği açmak veya karşı tarafın "Aramızda halledelim, aracı kenara çekelim" ısrarına boyun eğerek araçların kaza anındaki pozisyonlarını bozmaktır. Kiralık araçların sigorta ve kasko poliçeleri, resmi belgelere ve net kanıtlara dayanarak işler. Bu nedenle, araçları kaza noktasından kesinlikle kımıldatmadan önce cep telefonunuzu çıkararak kaza mahallinin çok sayıda geniş açılı fotoğrafını ve videosunu çekmelisiniz. Bu fotoğraflarda araçların plakaları, yol çizgileri, fren izleri, trafik levhaları ve araçların birbirine temas ettiği noktalar net bir şekilde görünmelidir. Dijital kanıtlarınızı güvence altına aldıktan sonra, akan trafiği tehlikeye atmamak adına araçları güvenlik şeridine veya yol kenarına çekebilirsiniz.
Araçları güvenli bir noktaya aldıktan hemen sonra yapmanız gereken ikinci adım, aracı kiraladığınız firmanın acil durum veya operasyon hattını aramaktır. Kiralama yetkilisine durumun tamamen sizin dışınızda geliştiğini, karşı tarafın size çarptığını bildirmeli ve onların yönlendirmelerini dinlemelisiniz. Karşı tarafın sürücüsü kiralık araç olduğunu öğrendiğinde tutanak tutmaktan kaçınmaya çalışabilir veya size nakit para teklif edebilir; ticari kiralama prosedürlerinde bu tür gayri resmi anlaşmaların hiçbir geçerliliği yoktur ve kaskonuzu anında geçersiz kılar. Tüm süreci sadece devletin belirlediği "Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı" çerçevesinde ve karşı tarafın sigorta poliçesi üzerinden yürütmek zorunda olduğunuzu asla unutmamalısınız.
Park Halindeki Kiralık Araca Vurup Kaçmaları Durumunda İzlenecek Yasal Yol
Bir kiralama sürecinde müşterinin psikolojik olarak en çok yıprandığı ve ne yapacağını bilemediği kriz anı, aracını akşam güvenli bir şekilde otelin veya evin önüne park edip, sabah geri döndüğünde tamponu parçalanmış, kapısı göçmüş veya aynası kırılmış halde bulmasıdır. Vurup kaçma (faili meçhul) olarak adlandırılan bu hasar türü, sürücünün olay anında araçta olmaması nedeniyle tutanak tutulmasını imkansız hale getirir. Bu senaryoda kiralık araç kullanıcılarının yaptığı ve onlara on binlerce liralık onarım faturasına mal olan en büyük ölümcül hata; aracı o hasarlı haliyle çalıştırıp, "Nasıl olsa benim suçum yok" düşüncesiyle doğrudan kiralama ofisine gitmeleridir. Olay yerini terk edip ofise gittiğiniz an, hasarın nerede, ne zaman ve nasıl olduğunu kanıtlama şansınızı yasal olarak kaybedersiniz.
Kiralık araçlarda uygulanan Muafiyetli Kasko (CDW) poliçelerinin en keskin kuralı, tek taraflı veya faili meçhul hasarların tamamında mutlaka resmi bir kolluk kuvveti zaptının bulunması zorunluluğudur. Aracınızın park halinde vurulduğunu fark ettiğiniz an, aracı kesinlikle bir santim bile hareket ettirmeden hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramalı ve "Aracıma park halindeyken vurup kaçmışlar, zabıt tutturmak istiyorum" diyerek trafik polisini (veya bölgeye göre jandarmayı) olay yerine çağırmalısınız. Polis ekipleri olay yerine geldiğinde, aracın park pozisyonunu inceler ve hasarın başka bir araç tarafından verildiğine kanaat getirerek size "Görgü Tespit Tutanağı" (veya Maddi Hasarlı Kaza Zaptı) düzenler.
Bu tutanağı beklerken boş durmamalı ve aracınızın park ettiği bölgeyi gören bina güvenlik kameraları, iş yeri kameraları veya MOBESE olup olmadığını araştırmalısınız. Eğer vurup kaçan aracın plakasını bir kameradan tespit edebilirseniz, bu bilgiyi anında polise ileterek olayı faili meçhul statüsünden çıkarıp, doğrudan karşı tarafın trafik sigortasına rücu edilecek bir davaya dönüştürebilirsiniz. Plaka bulunamasa dahi, polis tutanağı sizin olay anında orada olmadığınızı ve hasarın dışarıdan bir etkiyle oluştuğunu resmileştirdiği için kiralama şirketinin kaskosu devreye girer. Elinizde polis zaptı olduğu sürece (eğer alkollü veya usulsüz bir park durumunuz yoksa), park halindeyken oluşan bu hasardan dolayı sizden herhangi bir onarım bedeli talep edilemez.
Çift Taraflı Kazalarda Tutanak Doldurma, Belge Toplama ve Alkol Raporu Şartı
Size çarpan sürücü olay yerindeyse, kaçmadıysa ve her iki taraf da kazanın oluş şekli konusunda mutabıksa, polis çağırmanıza gerek kalmadan "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı"nı kendi aranızda doldurmanız gerekir. Ancak bu tutanağın eksik veya hatalı doldurulması, sizin %100 haklı olduğunuz bir kazada bile sigorta şirketinin hasar dosyasını reddetmesine sebep olabilir. Tutanağı doldururken tarih, saat ve tam açık adres bilgilerinin kusursuz yazıldığından emin olun. Aracın darbe aldığı noktaları kroki üzerinde doğru işaretleyin ve en önemlisi, tutanağın altındaki "Sürücü Görüşleri" kısmına olayı çok net, kısa ve anlaşılır bir dille yazın. (Örn: "Ben kendi şeridimde ilerlerken, arkadan gelen araç duramayarak aracıma çarpmıştır.")
Belge toplama aşaması, kiralık araç kazalarındaki en hassas süreçtir. Sadece tutanak doldurmak yetmez; size çarpan karşı tarafın ehliyetinin arkalı önlü fotoğrafını, aracının ruhsatını ve en önemlisi "Geçerli Trafik Sigortası Poliçesi"nin fotoğrafını mutlaka net bir şekilde cep telefonunuzla çekmelisiniz. Eğer karşı tarafın ehliyeti yoksa, sigortası bitmişse veya sürücünün alkollü/uyuşturucu madde etkisinde olduğundan şüpheleniyorsanız, tutanak tutmayı derhal reddetmeli ve doğrudan 112'yi arayarak trafik polisi çağırmalısınız. Çünkü ehliyetsiz veya sigortasız bir sürücüyle tutulan anlaşmalı tutanakların hukuki hiçbir geçerliliği yoktur ve kaskoyu doğrudan kilitleyerek sizi mağdur eder.
Kiralık araç kazalarında hayati önem taşıyan bir diğer yasal zorunluluk ise "Alkol Raporu"dur. Bireysel araçlarda basit kazalarda taraflar kendi aralarında anlaşıp dağılabilirken, rent a car kaskoları aracı kullanan kişinin o anki bilincinin yerinde olduğunu resmi olarak görmek ister. Eğer olay yerine polis geldiyse zaten size alkolmetreyi üfletecek ve rapora bunu işleyecektir. Ancak kendi aranızda tutanak tuttuysanız, kaza sonrasında aracı kiraladığınız firmanın prosedürüne bağlı olarak en yakın sağlık kuruluşuna veya polis merkezine giderek resmi bir alkol ölçüm raporu (promil sıfır olsa dahi) almanız gerekebilir. Alkol raporunun olmadığı kazalarda, kiralama şirketinin sigorta şirketi size "Alkol almadığınızı kanıtlayamazsınız" diyerek hasar ödemesini tamamen reddetme ve faturayı size kesme hakkına sahip olabilir. Kiralama ofisinden aracı alırken, hasar durumunda alkol raporu zorunluluğunu mutlaka teyit etmelisiniz.
Suçsuz Olduğunuz Kazalarda Rent a Car Kaskosu ve Masraf Yansıtma Gerçekleri
Kiralık araca başkasının çarptığı ve resmi raporlar (Tramer) sonucunda sizin %0 (yüzde sıfır) kusurlu, karşı tarafın ise %100 kusurlu bulunduğu senaryolarda, finansal sürecin nasıl işleyeceğini bilmek sizi büyük bir stresten kurtarır. Birçok kullanıcı, "Kiralık araca zarar geldi, benden dünya kadar para kesecekler" korkusu yaşar. Oysa Türkiye'deki sigorta ve Karayolları Trafik Kanunu mevzuatına göre; eğer kazada hiçbir kusurunuz yoksa, kiralık aracın tamponu, farı, kapısı değişse dahi onarım masraflarının tamamı size çarpan kişinin "Zorunlu Trafik Sigortası" tarafından karşılanır. Rent a car firmasının kaskosu dahi bozulmaz, çünkü hasar ödemesi karşı tarafın poliçesinden rücu edilerek tahsil edilir.
Ancak burada müşterilerin sıklıkla kafa karışıklığı yaşadığı nokta, kiralama esnasında kredi kartlarından çekilen provizyon (depozito) bedelinin durumudur. Kazayı yapıp aracı ofise iade ettiğiniz gün, kazadaki kusur oranınız henüz devletin Tramer sisteminde resmi olarak onaylanmamış olur. Kusur oranlarının belirlenmesi ve sigorta şirketlerinin mutabakata varması genellikle 3 ile 7 iş günü sürer. Bu belirsizlik süresi boyunca, rent a car firması kendini güvence altına almak adına kredi kartınızdaki provizyon blokesini kaldırmaz ve bekletir. Tramer sonucu açıklanıp sizin %0 kusurlu olduğunuz resmiyete döküldüğü gün, bloke edilen tutarın tamamı hiçbir kesinti yapılmadan kartınıza iade edilir.
Kiralık araçlarda en çok tartışılan "Değer Kaybı" ve "Yatar Gün (İş Kaybı)" bedelleri de suçsuz olduğunuz senaryolarda sizin sorumluluğunuzda değildir. Bir araç kazaya karıştığında ikinci el piyasa değeri düşer ve serviste kaldığı günler boyunca firma o aracı başkasına kiralayamaz. Ancak kaza sizin suçunuz olmadığı için, profesyonel kiralama şirketlerinin hukuk departmanları bu değer kaybını ve ticari iş kaybı tazminatını sizden değil, size çarpıp araca zarar veren kusurlu karşı tarafın sigortasından veya doğrudan şahsından mahkeme yoluyla tahsil eder. Suçsuz olduğunuz hiçbir senaryoda (eğer evrakları tam ve kuralına uygun teslim ettiyseniz) firmanın sizin cebinize dokunma gibi yasal bir hakkı bulunmamaktadır.
İkame Araç Tahsisi ve Hasar Sonrası Filo Yönetimi Desteği
Trafik kazası yapmak, hele ki sizin hiçbir suçunuz yokken başka birinin gelip aracınıza çarpması, iş planlarınızı, tatil rotanızı ve tüm moralinizi altüst eden büyük bir talihsizliktir. Çekici beklemek, tutanaklarla uğraşmak ve polis merkezinde ifade vermek gününüzü mahvedebilir. Ancak kurumsal ve müşteri odaklı bir rent a car firmasıyla çalışıyorsanız, kazanın olduğu o ilk andan itibaren bu krizi yönetmek sizin değil, firmanın operasyon departmanının görevidir. Kaza sonrasında aracın yürür aksamı hasar gördüyse veya kaporta hasarı trafiğe çıkmaya engel teşkil ediyorsa, kiralama şirketi olay yerine kendi anlaşmalı çekici filosunu yönlendirerek hasarlı aracı güvenli bir şekilde yetkili servise çektirir.
Sizin asıl seyahatinizin aksamaması ve yolda mağdur olmamanız için devreye giren en önemli hizmet ise "İkame Araç" (yedek araç) tahsisidir. Evrakları ve polis tutanaklarını eksiksiz olarak operasyon yetkilisine dijital yolla veya elden teslim ettiğiniz anda, kiralama şirketi kaza noktasına veya bulunduğunuz otele/iş yerine kiraladığınız aracın muadili olan yeni bir araç gönderir. Böylece, eşyalarınızı yeni araca aktararak sanki hiçbir şey olmamış gibi tatilinize veya iş görüşmelerinize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. İkame araç için sizden yeniden bir kiralama bedeli talep edilmez; sözleşmeniz kalan günler üzerinden yeni araçla kesintisiz olarak devam eder. Denizli ve çevresindeki seyahatlerinizde başınıza gelebilecek tüm olumsuz senaryolara karşı önceden hazırlıklı olan, 7/24 kesintisiz destek sağlayan profesyonel denizli araç kiralama filomuzu tercih ederek, yolda kalma korkusu yaşamadan seyahatinize tam güvence ile devam edebilirsiniz. Doğru araç kiralama partneri, kaza anındaki o büyük paniği soğukkanlı bir çözüme dönüştüren en güçlü yol arkadaşınızdır.